görsel Belgesel Önerisi: Dirt! The Movie

Dirt: pislik, kir, bedava ve fakir. Sözlükte çıkan ilk anlamlar. Fakat belgeselde dirt bambaşka bir şey. O çamur. O toprak. O hayatımızın hammaddesi. Besinlerimizi o yetiştiriyor. Hunharca tepiniyoruz üstünde. Peki, son yıllarda biraz fazla eziyet etmedik mi sadık dostumuza? Âşık Veysel’in dediği gibi sadık bir dost toprak. Ama artık dayanamıyor. Gün geçtikçe eziyet ediyoruz ona. İlaçlarla yapısını bozuyoruz. Üstündeki ağaçları kesip rüzgârda savrulmasına sebep oluyoruz ve daha niceleri…

Dirt! The Movie belgeseli toprağa yaptığımız eziyetlerden ve bu eziyetlerin bizlere nasıl sonuçlar doğurduğundan bahsediyor. Bu sadık dostumuza nasıl davranmamız gerektiğini, ona verdiğimiz zararları nasıl telafi edeceğimizi ve onu aklınıza gelmeyecek şekilde değerlendirebileceğimizi anlatıyor…

“Zamanın başlangıcından beri, evrenin bilinen bütün gezegen ve galaksilerinden sadece biri yaşayan ve nefes alan bir kabuğa, çamura sahip. Bu çamurun temelini oluşturan silikon ve alüminyumun, humusta bulunan karbonun, magnezyum, sodyum ve kalsiyumun hepsi bizim yıldızımızdan çok farklı ve çok uzak yıldızlarda oluşturuldu ve bize gelmeden önce muhtemelen düzinelerce yıldız tarafından geri dönüştürüldü. Bizler de dünyayı oluşturan beş ana elementten oluşuyoruz. Dünya üzerinde yaşayan organizmalar, aynı molekülleri tekrar tekrar kullanmışlardır. Hem de aynı tip molekülleri değil, bizzat aynı molekülleri. Çamur fazlasıyla canlıdır. İçinde, en küçük bakteriden mantara, algden cıvık mantara, neredeyse her alemden canlılar bulunuyor. Bir çay kaşığı çamurda yaşayan tür sayısına bakılırsa çamur, bizim düşündüğümüzden çok daha canlı.”

Bir Cevap Yazın