görsel Bu Aralar Güzel Bir Kitap Okumak İsteyenlere 6 Öneri

Bu aralar sürükleyici, vurucu, etkili, kısacası güzel bir kitap okumak istiyorsanız aşağıdaki romanlara bir göz atmanızı tavsiye ederim.

Ölmeye Yatmak – Adalet Ağaoğlu

Adalet Ağaoğlu’nun Dar Zamanlar Üçlemesi’nin ilk kitabı. 1930’lu yıllarda Türkiye’de yeni gelişen Cumhuriyet kuşağının, Doğu kültürü ile Batı kültürü arasında kalmışlığını ve bu arada kalmışlığın en büyük mağduru olan modern Cumhuriyet kadınlarının durumunu anlatıyor. Aysel isimli aydın bir kadının gözünden 1950’lere kadar Türkiye’nin siyasi ve sosyal yapısını işliyor.

Kitabın sizi ilk sayfadan içine çeken de bir anlatım tarzı var. Romanımızın kahramanı Aysel, bir otel odasına gider ve burada ölmeye yatarak geçmiş yaşantısını ve anılarını düşünür. Bu geri dönüşler esnasında eski gazete başlıklarından dönemle siyasi veya sosyal her türlü detaya değinilir. Örneğin 2. Dünya Savaşı sırasında insanlar kıtlıktan ve açlıktan ölürken gazetelerden birinde Vehbi Koç’un kömür satış reklamı…

Kitabı okumak isterseniz devamında üçlemenin diğer iki kitabı Bir Düğün Gecesi ve Hayır‘ı da var.

Gün Olur Asra Bedel – Cengiz Aytmatov

Rusya’nın kuş uçmaz kervan geçmez Sarı Özbek Bozkırı’nda küçük bir tren istasyonunda görevli sıradan bir hayat yaşayan Yedigev’in, arkadaşı Kazangap’ın cenazesini taşırken yol boyunca aklına gelen anıları ve arkadaşıyla dostluklarını yad etmesini anlatıyor. Anlatırken de kurgusunu geçmişin efsaneleri ve geleceğin bilim kurgusu ile birleştirerek Sovyetler Birliği döneminde yaşanan ulusal ve toplumsal sorunlara parmak basıyor.

Başladığınıza pişman olmayacağınız bir roman kesinlikle. Bitirdikten sonra mutlaka “Cengiz Han’a Küsen Bulut”u da alın ve okuyun. Çünkü bu kitap, aslında “Gün Olur Asra Bedel” kitabının bir bölümü, ancak Sovyetler döneminde yasaklanarak kitaptan çıkarılmış, daha sonra da ayrı bir kitap olarak basılmış. “Gün Olur Asra Bedel”e ilişkin önemli gerçekleri gün yüzüne çıkarıyor.

Mavi Karanlık – Vedat Türkali

Doktora öğrencisi Nergis ve ölümle tehdit edilen sevgilisi Korhan, bu durumdan kaçmak için Bodrum’a gelirler. Ancak Nergis burada eski sevgilisi Özgür’le karşılaşır ve Korhan’la Özgür arasında bocalamaya başlar. Ancak roman kesinlikle bir aşk romanı değil. 12 Eylül öncesinde ülkenin geldiği nokta, terörün tırmanışı, ülke aydınlarının ölüm korkusuyla Bodrum’a sığınması ve burada yaşayan yerel halkla yaşananlar ince şekilde işlenmiş.

Yakın zamanda kaybettiğimiz Vedat Türkali‘nin kitaplarını okumadıysanız Mavi Karanlık başlamak için en iyisi olabilir.

Şibumi – Trevanian

445 sayfalık kitabın hiçbir bölümünde sıkılmadan okuyacağınızı garanti ederim. Ya da en azından uzun tasvirleri ve bazı mağara bölümleri hariç 🙂 Yarı Rus, yarı Alman asıllı ve koyu bir Amerikan düşmanı olan Nicholai Hel, çok değişik konularda ustaca eğitilmiş, plastik bir kartla veya kurşun kalemle bir insanı rahatlıkla öldürebilen, 7 dili ana dili gibi konuşan görüp görebileceğiniz en özgün roman kahramanlarından biri bence. Saymakla bitiremeyeceğim pek çok detay ve kahramanın özelliği var aslında. En önemlisi de bir Japon bilgesinden “Go” oyunu öğrenmesi bence. Go oyununa ilginiz yoksa bile merakınızı cezbedecektir. Çeviren: Belkıs Çorakçı Dişbudak.

Kumral Ada Mavi Tuna – Buket Uzuner

Bir erkeğin iç dünyasını, içsel savaşını anlatan baştan sona sürükleyici ve güzel kitap. Kadın bir yazardan bir erkeği okumak da ayrıca tebrik edilesi olmuş. Gerçek bir aşkı büyük bir hüzünle anlatıyor. İnsanı kalbinden vuruyor. Ancak sadece bir aşk romanı değil. Kitabın tanıtım bülteninden şu paragraf kitabı iyi açıklıyor:

“Bir Salı sabahı uyandım. Bütün gazeteler hayatta en çok sevdiğim kadının bir cinayet işlediğini yazıyordu. Bunu hiç beklemiyordum. Beynimden vurulmuşa döndüm. İç dengelerim şiddetle sarsıldı. Oysa gerçeği biliyordum ama bana kimse kek bir şey sormamıştı. Onu mahkûm etmişlerdi! 

kapı çalındı. İki asker beni almaya gelmişti. İç savaş çıkmış, seferberlik ilan edilmişti. Bunu bekliyordum. Hiç şaşırmadım. Bunu uzun zamandır korku ve kuşkuyla hep bekliyordum. Hazırlandım ve o Salı sabahı evden çıktım.

Genç bir öğretmen bir sabah Kuzguncuk’taki evinden apar topar alınıp, askere götürülür. O, bunun bir kabus olduğuna, arkadaşlarıysa onun iç savaşa katıldığına inanmaktadır. Oysa annesi oğlunun bir ambulansla evden götürüldüğünü anlatmaktadır.”

Middlesex – Jeffrey Eugenides

Pulitzer ödüllü roman Middlesex, son yıllarda okuduğum en iyi romanlardan biri. Yazarın üslubu mükemmel. Konusu ise oldukça ilginç. Tatlı bir kız çocuğu olan Cal (aslında ilk başlarda ismi Calliope, sonradan Cal oluyor) hermafrodit, yani çift cinsiyetli olarak doğuyor ancak bu durumu doğum esnasında ve 14 yaşına kadar hiç kimse fark etmiyor. Ancak ergenlik çağına geldiğinde diğer kızlar gibi regl olmadığında, göğüsleri büyümediğinde ve sesi incelmediğinde bir tuhaflık olduğunu fark ediyor. Boyu uzuyor, omuzları genişliyor ve sesi kalınlaşıyor. Sütyen kullanıp saçlarını kestirmiyor ancak tüm bunlar tabi bir gün bir gün patlak veriyor. Çeviren: Solmaz Kamuran.

Bir Cevap Yazın