görsel Çocuklarla Sağlıklı İletişim Nasıl Kurulur?

“Dünyaya çocuk getirmek sadece karnını doyurmak değil, zihnini de eğitmektir. Aksini düşünmek, hem zavallı çocuğa hem de topluma karşı işlenmiş bir ahlak suçudur.”

John Stuart Mill

Çocuk yetiştirmenin, çocuğun fiziksel ihtiyaçlarının karşılanmasının çok ötesine geçtiği bir dönemde yaşıyoruz. Çocuğun beyin gelişimi de en az beden gelişimi kadar önemli. Beyin gelişiminin vazgeçilmez besini ise hiç şüphesiz çocuk ile kurulan iletişimin kalitesi. Özellikle okul öncesi çağdaki çocuklar ile iletişimin sağlıklı ve verimli olması için kitaplarda yer alan tüyolar aşağıda yer alıyor. Son dönem yayınlanmış çocuk gelişim kitaplarını okumak, sindirmek için zaman bulamayan anne-babalar için faydalı olacağını düşünüyorum.

Aşağıda yer alan tüyoları okurken; araştırmaların da söylediği gibi, çocuklarla iletişimde kelimelerin % 10, ses tonunun % 30, beden dilinin ise % 60 etkisinin olduğunu unutmayın 🙂

Ona Sarılın.

Çocukluğunda doya doya sevilmiş, anne-baba sevgisine doymuş çocuk, sakin, bilinçli, huzurlu, güler yüzlü, kendine güvenen bir yetişkin oluyor. Bir dokunuş, bakış, kucaklama, gülümseme, konuşma, sarılma, okşama, öpücük ile ona sevginizi göstermeniz için hiçbir engel yok. Çünkü sevilen çocuk hem bedensel hem de zihinsel olarak daha hızlı gelişiyor.

Göz Teması Kurun.

Çocuğunuzla konuşurken göz göze gelmek önemli. Bu ona kendini değerli hissettirir. Konuşmaya başlarken onu kucağınıza alabilir veya mesafesinde oturabilirsiniz. Yukarıdan bakış ve konuşmadan mümkün olduğunca uzak durmalısınız. Sık sık söylediklerinizi anladığınızı çocuğunuza belli etmelisiniz. “Evet, seni anlıyorum” gibi ifadeler iletişiminizi bir üst seviyeye çıkarır.

İyi Bir Dinleyici Olun.

Anne babalar çocuklarını gerçekten dinlemeliler. Asla dinliyormuş gibi yapmamalılar. Çünkü bunu çocuk hisseder. Eğer o an bir işiniz varsa biraz beklemesini ve birazdan onu dinleyeceğinizi ifade etmelisiniz.

“EVET”in Büyüsünü Keşfedin.

Uzmanlara göre, okul öncesi çocuklar için “evet”in önemi çok büyük. Evet kelimesi adeta büyülü. Anne babanın ağzından çıkan her evet; çocuk için bir onaylanmadır. Kabul edilme hissi uyandırır. “Hayır” ise bir reddedilme halidir. “Hayır”; problem çözme değil, çocuğu problem ile baş başa bırakma halidir.

Acele Ettirmeyin.

Okul öncesi çocukların en belirgin özelliği yavaşlıktır. Okul öncesi çağdaki çocuk ile iletişim kurarken özellikle ona yeni bir beceri kazandırırken onu acele ettirmeyin. “Hadi, hadi” demeyin. Çocuğu temponuza ayak uydurması için zorlamayın. Çünkü bunu yaptığınızda çocuğun doğal, biyolojik ritmine müdahale etmiş olursunuz. Onu hızlandırmaya çalışmak onun doğal gelişimine engel olur.

Onu Takdir Edin.

Çocuğunuz hoşa giden, güzel davranışlarda bulunduğunda ne olursa olsun zaman ayırıp onu içten ve samimi bir dil ile takdir edin. Emin olun, sizin takdirinizi alan çocuğunuz bu tür davranışlarda daha çok bulunmaya başlayacak.

Çocuğunuza “Anneciğim”, “Babacığım” diye Hitap Etmeyin!

Özellikle okul öncesi çağda çocuğa “annecim”, “babacım” diye hitap edilmesi çocuk tarafından algılanamaz. Ben neden annemin annesiyim? Neden babamın babasıyım? diye düşünür. Çocuğa olmayan rolleri ile hitap ederek; çok önemli bir öğrenme şekli olan “model alma”ya engel olmuş oluruz. Yani çocuğun gözünde model olmaktan çıkarız. Rol model olabilmek için onların isimleri ile veya “yavrucuğum”, “kızım”, “oğlum” diye hitap etmeliyiz.

Tüm Sorularına Yanıt Verin.

Çocuklar soru sormaya bayılırlar. Çünkü onlar dünyanın nasıl döndüğünü anlamaya çalışmaktadırlar. Öğrenmek istediği çok şey vardır. Bu durumdan kesinlikle huzursuz olmayın. Bu sorulara verdiğiniz her yanıt ile çocuğunuzun akıl gelişimine katkıda bulunmuş olursunuz.

Stresi Engelleyin.

Stresli bir ortam çocuğun mutluluğunu tehdit eder ve yanlış tavırlar sergilemesine neden olur. Eğer iyi bir ebeveyn olmak istediğiniz halde stres ve öfkenizi kontrol edemiyorsanız bu konuda yardım almanız gerekir. Meditasyon ve nefes teknikleri bu durumda olan anne babaların kullanacağı yöntemler.

Hataları Yüzüne Vurmayın.

Hataları sürekli yüzlerine vurulan çocuklar, iç dünyalarını kapatırlar. İç dünyası kapanan çocuk duyarsızlaşır. İster kalabalık bir ortamda ister yalnızken çocuğun hatasını yüzüne vurmak, o hatayı bir daha yapmamasını sağlayabilir ama bu durum ona acı verir. Çocuk her uyarıda daha da duyarsızlaşır. Çocuklara uyarıda bulunurken mutlaka açıklayıcı olmalıyız.

Kaynaklar:

  • Blair, Linda (2009). Mutlu Çocuk, Arkadaş Yayınevi, Ankara
  • Cüceloğlu, Doğan (2016). Geliştiren Anne-Baba, Remzi Kitabevi, İstanbul
  • Eriş, Bahar (2017). Anne Beynim Aç, Alfa Basım Yayım, İstanbul
  • Güneş, Adem (2016). 0-6 Yaş Çocuk Eğitiminde 100 Temel Kural, Timaş Yayınları, İstanbul

Bir Cevap Yazın