görsel İyi Bir Okurun Özellikleri

IMG_0759

Bu yazıyı aslında en çok da kendim için yazdım. Nasıl daha iyi bir okur olurum diye. Okur olmanın özellikleri olmalı mı bilemiyorum ama çevrede çok okuyan okumamışları görünce olması gerektiği çıkıyor ortaya 🙂

Öncelikle iyi bir okuyucu, okuduğu metnin farkında olmalıdır bana göre. Yani örneğin Cengiz Aytmatov’un kitaplarını romantik bir hülyadaymış gibi okuyorsa, romandaki karakterlerin başından geçenlerin aslında bir Sovyetler eleştirisi olduğunu göremiyorsa, o kitabı daha fazla okuyup Cengiz Aytmatov’un kemiklerini mezarında sızlatmasına gerek yok. Öyle ki okuduğunuz roman ve yazar hakkında önceden biraz bilgi sahibi olmak her zaman önemlidir.

Elbette her kitaptan mesajlar çıkartmak, hayat dersleri almak zorunda değiliz. İnsan sadece zihnini boşaltmak, rahatlamak, hayal gücünü genişletmek için veya yalnızlığına dost olsun diye  de kitap okur. Burada önemli olan okurun hangi amaçla kitap seçtiğini bilmesidir.

Siz amacınızı belirlediniz, peki yazarınız belirledi mi? Mark Twain‘in dediği gibi “İyi kitaplar okumayan adamın okumuş olmasıyla cahil kalması arasında hiçbir fark yoktur.” Etrafta sürüyle para kazanmak için veya yazar olmuş olmak için yazılmış kitap varken gerçek bir yazarla nasıl tanışacağız? Burada da yine konu kitap almadan önce kitap ve yazar hakkında biraz araştırma yapma gerekliliğine geliyor. Ya da benim gibi klasiklerden şaşmayacaksınız 🙂

Hızlı okuma tekniği ve bir kitabı bir gecede bitirme konuları, ders çalışırken veya test çözerken kullanılması gereken şeyler olabilir. Ancak roman okumak öyle bir çırpıda yapılacak bir şey değil. Kitap bir kültürdür ve her kültürün bir yolu yordamı vardır. İnsan kendisine güzel bir kahve yapıp, sonra kitapta beğendiği yerlerin altını çizmiyorsa ve ileriki bir zamanda bu yerlere dönüp dönüp bakmıyorsa okumanın keyfine varamamış, okuma kültürü edinememiş demektir. Hızlı okuma, nicel olarak okuduğunuz kitapların sayısını artırabilir, ancak niteliksel olarak sizi okumuş biri yapmaz.

Okumak güzel ama izlemek daha kolay diyenlere… Aslında kesinlikle haklısınız. Akşam eve geldiğinizde okumak yerine bir film izlemek elbette daha kolay. Ancak unutmayın ki sinemaya aktarılan neredeyse tüm kitapların, beyaz perdede bir çok özelliğini yitirdiğini hemen hemen herkes kabul eder.

İyi okur olmak için biraz da kurnaz olmak lazım. Kitapların arkasında yazan süslü-püslü ünlü gazetelerin verdiği övgü demeçleri aslında elinizdeki kitabın çok satanlar listesine eklenmesi için yapılan hilelerden sadece biridir ve bunları fazla dikkate almamak gerekir. Bir Alman atasözü der ki “İyi kitabın övgüsü kendi içinde saklıdır.” Bu övgülere kanıp kitap almaya karar vermek, gerçek yazarları ıskalamanızdan başka bir işe yaramaz. 

Okumanın güzel kazanımlarından birisi de insana yeni kelimeler öğretmesidir. Okurken -okumaya ara vermeyi ben de sevmem ama- bilmediğimiz kelimelerin sözlükte anlamlarına bakmak, kelime zenginliğinin geliştirilmesi açısından önemlidir.

Son olarak da okumak, insanın geçmişle bağını en çok kuvvetlendiren araçtır. Yaşadığınız yer neresi olursa olsun o yerin geçmişinde yaşayan insanların yaşam şekilleri, fikirleri, alışkanlıkları, yani somut olmayan kültürel mirasları hakkında sadece kitaplardan bilgi edinebilirsiniz. Kitaplar, fikirlerin tek taşıyıcısıdır. Bu nedenle de iyi bir okur, bunun her zaman farkındadır ve bunun taşıyıcısı olmalıdır.

O halde ne diyelim?

Okumak güzeldir 🙂

Keyifli ama bilinçli olursa 🙂

One comment

  1. Yazını okudum.Düşüncelerini İğneli bir dil ile aktarman olumsuz.Okumak özgürlüğü de içinde barındıran bir seçenektir.Okur olmanın bir birey olabilme gibi tabiki kriterleri olacaktır katılıyorum.Ancak bazıları kitabını çizmeye, bükmeden orjinali sadık kalıp okur….bazıları korsan da olsa okur…ne diyelim yazın geliştirilmeye bekleyen bir okuyucu gibi….naçizane seçkilwrimde bir kitabın ilk 10 sayfası ağır yer tutar ve tabi kötü baskıda olsa aşırı fiyatlardan birazcık da korsan kokar.Eline sağlık.İyi okumalar

Bir Cevap Yazın