görsel Klasik Romanlardan Sinemaya: 4 Film Tavsiyesi

Klasik romanlardan sinemaya uyarlanan filmler: Keyifli seyirler 🙂

Madame Bovary (2014) – IMDb: 5,7

Gustave Flaubert‘in muhteşem romanından uyarlanan filmin yönetmeni Sophie Barthes. Başrollerde ise Mia Wasikowska (Emma) ve Ezra Miller ve  Daha önce de defalarca sinemaya uyarlanmış olan filmin bu versiyonunda Emma Bovary’i Mia Wasikowska canlandırıyor.  19. yüzyıl Fransa’sında geçen film, donuk doktor Charles Bovary ile evlenen Emma’nın evliliğinde aradığı tutku ve heyecanı bulamaması ve daha yüksek standartlı bir hayata geçme hayaliyle Leon adında bir gençle aşk yaşamaya başlamasını anlatıyor. Edebiyat dünyasında önemli bir yer edinmiş romanından uyarlanan filmin 1991 ve 1949 yılı sinema uyarlaması da var.

Anna Karenina (2012) – IMDb: 6,6

Tolstoy’un eşsiz romanından uyarlanan film, 19. yüzyıl Rusya’sında St. Petersburg’da yüksek bir sosyal konuma sahip Anna Karenina’nın, erkek kardeşinden aldığı bir mektup üzerine Moskova’ya hareket etmesi ve bu yolculuk sırasında Vronsky isimli bir subayla karşılaşmasıyla başlayan tutkulu bir aşkı anlatıyor. Joe Wright’ın yönettiği filmde Anna Karenina‘yı Keira Knightley canlandırıyor. Filmde ayrıca Jude Law, Aaron Taylor-Johnson, Benedict Cumberbatch ve Matthew Macfadyen da yer alıyor. Biraz tiyatro da seviyorsanız -çünkü filmin havası bence bu- kesinlikle seversiniz.

Jane Eyre (2011) – IMDb: 7.4

Charlotte Brontë’nin klasikler arasında yerini alan kitabından uyarlanan film Jane Eyre’in çocukluğundan itibaren yaşadığı zor hayatı ve aşkını anlatıyor. Yönetmen koltuğunda Cary Joji Fukunaga‘nın oturduğu filmde başrolleri Michael Fassbender, Mia Masikowska, Jamie Bell, Sally Hawkins ve Jayne Wisener paylaşıyor. IMDB puanı da bence gayet iyi.

The Book Thief / Kitap Hırsızı (2013) – IMDB: 7,6

Markus Zusak’ın “Kitap Hırsızı” kitabından uyarlanan filmin yönetmeni: Brian Percival. Film, II. Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanyası’nda yaşayan Liesel Meminger adındaki bir kız çocuğunun başından geçen olayları, sürükleyici ve ilginç bir dille anlatıyor. Hikaye, Nazi Almanya’sında geçtiğinden, II. Dünya Savaşı’nın insanlar üzerindeki etkisi, Almanların diğer ırktaki insanlara karşı tutumu; açlık, sefalet, kirlilik, ölüm ve Yahudi olmanın zorlukları da hikayenin dış çerçevesini oluşturuyor. Tüm bu yıkımın ortasında yaşayan küçük kız çocuğu Liesel ise hikayenin kalbini…

Filmin konusu şöyle: Liesel ve küçük kardeşi, annesi tarafından başka bir ailenin yanına evlatlık verilmek üzere trenle yola çıkarlar. Gece yarısı trende kardeşi şiddetli bir öksürük krizine girer ve hayatını kaybeder. Bunun üzerine annesi, bir rahip ve iki mezar kazıcı ile küçük bir cenaze töreni düzenler ve küçük kızı defnederler. Tam bu sırada mezarcının cebinden toprağa siyah bir kitap düşer. Kardeşinin öldüğüne inanamayan Liesel, çığlıklar içinde elleriyle mezarı eşelerken bu siyah siyah kitabı görür ve gizlice cebine atar. Ve Liesel’in kitap çalma hikayesi de böylece başlamış olur…

Liesel; ölen kardeşinin acısı, sık sık gördüğü kabuslar, yeni annesine alışmak zorunda olması, geç başladığı için okula uyum sağlayamaması nedeniyle mezarcının düşürdüğü ve kardeşini ona hatırlatan en son hatıra olan bu küçük siyah kitaba bağlılık geliştirir. Beraberinde de kitap çalma macerasına devam eder…

BONUS:

Pride & Prejudice / Aşk ve Gurur / 2005 – IMDb: 7,8

Jane Austen’in romanından uyarlanan film, 18. yüzyıl sonlarında sınıf bilincinin hakim olduğu İngiltere’de anneleri tarafından iyi bir koca bulup geleceklerini güvence altına alma hayalleriyle büyütülen beş kız kardeş arasından zeki ve neşeli bir mizaca sahip olan Elizabeth’in kendisine düşkün olan babasının da desteğiyle hayatını daha farklı yaşamak istemesini anlatmaktadır. İngiliz edebiyatının en çok ilgi uyandıran kadın karakteri olan Elizabeth’in hikayesini anlatan filmin başrolünde Keira Knightley yer alıyor.

The Count of Monte Cristo / Monte Cristo Kontu / 2002 – IMDb: 7,7

Alexandre Dumas’ın efsane romanından uyarlama filmin yönetmen koltuğunda Kevin Reynolds var. Edmond Dantes (Jim Caviezel) isimli dürüst ve çalışkan bir denizci Mercedes (Dagmara Dominczyk) isimli güzel bir kadınla evlenme hayalleri kurarken yakın arkadaşı Fernand da Mercedes‘e aşık olur ve onları ayırmak için Edmond’un hapse düşmesine neden olacak oyunlar oynar. Bunun üzerine 13 yıl hapis cezası alan Edmond’un tek çaresi kalmıştır, hapisten kaçmak. Kaçmayı başardıklarındaysa Edmond artık ölmüştür, çünkü o artık kendini intikamına adayan efsanevi “Monte Kristo Kontu”dur ve hayattaki tek amacı intikam almak. Film bir efsane, bu nedenle eski falan demeden izlenmesi gerek.

Far from the Madding Crowd / Çılgın Kalabalıktan Uzak (2015) / IMDb: 7,1

2015 yapımı filmin yönetmeni; Thomas Vinterberg. İngiliz edebiyatının Zolası sayılan Thomas Hardy‘nin romanından uyarlanan film, Bathsheba Everdene (Carey Mulligan) isimli genç ve güzel bir kadının aynı anda 3 farklı karakterde birliktelik yaşamasını anlatmaktadır. Karakter analizleri, ruh çözümlemeleri, kişilik çatışmaları gibi temaların önemli yer tuttuğu filmde “insan”ın kendisiyle sürekli bir savaş halinde oluşunu akıl, bilinç, duygu karmaşaları ile mükemmel şekilde anlatmaktadır.

One comment

Bir Cevap Yazın