görsel Kuzeyin Fiyortları Kadar Sert ve Acımasız: Knut Hamsun, Açlık

Yazdığı makaleleri yayınlatmaya çalışan genç bir gazetecinin, bir yandan da açlıkla ve sefaletle pençeleşmesini anlatan “Açlık”, Norveçli yazar Knut Hamsun‘nın 1890 yılında yayınlanmış ilk romanı. Kitap, konusu ve anlatım özellikleri bakımından 20. yüzyılın edebiyat anlayışının öncülerinden biri olmakla beraber; yalın anlatımıyla insan psikolojisini en iyi biçimde aktaran romanlardan biri olma özelliğini taşıyor. Ancak kullanılan dil yalın olmakla beraber, sert ve sarsıcı. Tamamen iç ses uslubuyla ilerleyen hikayede, kahramanımızın ahlak ve namus gibi değerleri, bir insanın en çaresiz bulunduğu bir durumda yani açlık ve düşkünlük anında nasıl yeniden sorguladığını görüyoruz.

Yazıldığı dönem için iddialı bir konu seçen yazar, bu konuyu işlerken bir yandan da bizim de kafamızda bazı değerleri tekrar tekrar sorgulamamızı sağlıyor. Birinci kişi ağzından anlatılan hikayede okuyucu kendini ister istemez romanın kahramanının yerine koyuyor ve onunla aynı badireleri yaşarken aynı tereddütlere savruluyor. Kitap sürükleyiciliğini kaybetmeden uzun bir zaman dönemini anlatıyor. Roman aynı zamanda yazarın gençlik döneminin de otobiyografik bir yansıması olarak değerlendirilebilir.

Kitabın yazarından bahsetmek gerekirse, Knut Hamsun, 1859 yılında Norveç’te yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. İyi bir eğitim görememesine rağmen, genç yaşta edebiyata tutku derecesinde bağlıydı. Henüz 19 yaşındayken ilk romanını tamamlayan yazar, hayatı boyunca parasal sorunlar yaşadığından iş bulmak amacıyla iki defa Amerika’ya seyahat etti.


Yazarın en önemli yapıtlarından biri olan “Açlık”, ilk kez 1888 yılında bir Danimarka dergisinde dizi olarak yayımlandı. Büyük ilgi görmesinin ardından 1890 yılında roman olarak basıldı. 1920 yılında yazara Nobel Ödülü kazandıran kitabı “Göçebe”; “Sonbahar Yıldızları”, “Hüzünlü Havalar” ve “Son Mutluluk” adlı kitaplarının birleşmesinden oluşmuşmaktadır. Uzun bir yazma dönemine yayılmış olan bu eser, yazarın en dikkat çeken romanlarından biri haline geldi. Yazarın hayatında bir diğer önemli olay da 1940 yılında Almanların Norveç’i işgalinden kısa bir süre sonra Hitler ile görüşmesi ve bundan dolayı ülkesinde uzun bir süre Nazi yanlısı olduğu söylentilerinin ortaya atılması. Hayatı boyunca ciddi sağlık sorunları çeken Hamsun, uzun yıllar  klinikte yattı ve 1952 yılında bulunduğu bir klinikte hayatını kaybetti.


Yazarın birçok kitabı Türkçe’ye çevrildi. Bunlardan yazarın en önemli iki romanı “Açlık” ve “Göçebe”, Behçet Necatigil tarafından dilimize armağan edilmiştir.


20.yüzyılın en önemli yazarları arasına girmeyi başarmış Knut Hamsun, gerek yazım tarzı gerekse konu seçimiyle başka önemli yazarlara da yol gösterici oldu. Dönemin bir başka önemli ismi Franz Kafka’nın yazarın tarzından oldukça etkilendiği daha ilk bakışta anlaşılıyor. Hatta Kafka’nın “The Hunger Artist” isimli kısa hikayesi hem konu hem de ismiyle Hamsun’nun “Açlık” adlı romanıyla ortak yönler taşımakta. Yazarın aynı kitabı eşsiz yazım tekniği ve ruhsal iniş çıkışlarıyla James Joyse ve Virginia Woolf gibi yazarların da beğenisini toplamıştır.

Bir Cevap Yazın