görsel Leonardo Da Vinci – Hayatı, Eserleri ve İcatları

Leonardo da Vinci; 15 Nisan 1452’de gayri meşru bir çocuk olarak Floransa‘nın Vinci kasabası yakınlarındaki Anchiano‘da dünyaya gelir. Babası Piero da Vinci, saygın bir hukukçu; annesi ise muhtemelen bir çiftçi kızı olan Caterina‘dır. Caterina‘nın Ortadoğulu bir köle olduğu tahmin edilmektedir.

Leonardo’ya bebekliğinde annesi bakmış ancak annesi evlendirildikten sonra annesini bir daha hiç görmemiştir. Büyükbabasının evinde yaşamaya başlayan Leonardo’yu, babasının ilk eşinden çocuğu olmadığı için, amcası Francesco hariç, ailede kimsenin sevmediği rivayet edilir.

Leonardo Da Vinci, gayri meşru çocukların üniversiteye gitmesi yasak olduğundan üniversite eğitimi almamıştır. Küçük yaştan itibaren mükemmel resimlerini fark eden babası, onu 16 yaşındayken, ünlü ressam ve heykeltıraş Andrea del Verrocchio‘nun yanına çırak olarak verir. Burada mermer, kil, metal ve ağaç üzerine yaptığı çalışmalarla Verrocchio’nun gözüne giren Leonardo, ustasının da yardımıyla felsefe, anatomi ve matematik gibi konularda eğitim alır.

1482-1499 arası dönemde, 17 yıl boyunca Milano Dükü Ludovico Sforza’nın hizmetinde çalışır. Dükün hizmetine girebilmek için köprüler, silahlar, gemiler, heykeller yapabileceğini anlattığı ancak göndermediği mektubu tüm zamanların en olağanüstü iş başvurusu olarak kabul edilmektedir.

Leonardo Da Vinci; Sforza için çalışırken, 8 adamın kas gücüyle ilerleyen ve 36 silahlı kaplumbağaya benzeyen bir zırhlı tank tasarlar. Tankın, her yönde ateşlenebilen silahları, o dönem için son model bir tasarımdır. Ancak çizimlerde ön tekerlerin yanlış yöne gitmesine neden olan hatalar vardır. Yani tank yapılsaydı da hareket edemeyecektir. Leonardo’nun böyle bir hata yapmayacak kadar zeki olması, hümanist duruşundan kaynaklı bu hatayı bilerek yapmış olabileceğini ya da çizimlerinin düşman eline geçmiş olabileceği yorumlarını akla getirmektedir.

1400’lü yıllarda yine Sforza’nın hizmetinde iken, Avrupa’yı saran Kara Veba’dan şehrin etkilenmemesi için korunaklı şehir planları çizer. Mikrop teorisinin iyi anlaşılamadığı bir çağda şaşırtıcı derecede modern bir şehir düşünmüş ve hızlı kanalizasyon sistemleri tasarlamıştır. Tasarımları, günümüz modern tesisat sistemlerine benzeyecek kadar iyi olsa da, Leonardo Da Vinci bu tasarımlarını hayata geçirerek birini asla bulamaz.

Leonardo, 1490 yılında 10 yaşındaki Salai isminde bir genci korumasına alır. 30 yıl boyunca Leonardo’ya çıraklık yapan Salai ilginç şekilde hiçbir sanatsal ürün üretmemiştir.

Leonardo; hayatı boyunca doğa, mekanik, geometri, matematik, resim, heykel, uçan makineler, savaş araçları, kilise, kale, kanal yapımı ve anatomi gibi çok çeşitli alanlarla ilgilenmiş ve öğrenciler yetiştirmiştir. Ancak ilgi alanları o kadar geniştir ki, başladığı çoğu işi bitiremeyip yarım bırakır.

1490 yılından sonra çalışmalarını ve çizimlerini deftere kaydetmeye başlar ve 5000 sayfalık notlarını sol eliyle sağdan sola doğru ters yazar. Bu yazıları sadece ayna yardımıyla okunabilmektedir. Bu konudaki bir iddia da, Leonardo’nun solak olduğu için bu şekilde yazmayı tercih etmesidir.

1502’de II. Bayezid’a, Haliç üzerine yapılması için 240 metre uzunluğunda bir köprü projesi sunan Leonardo’nun bu projesi II. Bayezid tarafından kabul edilmez. Ancak yıllar sonra, 2001’de, bu köprünün benzeri Norveç’de yapılmıştır.

Leonardo Da Vinci’nin II. Bayezid’a yazdığı mektup;

“Ben kulunuz değirmen konusunu düşündüm ve Allah’ın inayeti ile suya gerek kalmadan, sadece rüzgârdan güç alan bir değirmen yapmanın yolunu buldum. Şükürler olsun ki, gemilerden ip yada halat kullanmadan, sadece kendi kendine devir yapan bir hidrolik makine kullanarak, su çıkarmanın yolunu bulmayı Allah bana nasip etti.

Ben kulunuz, İstanbul’dan Galata’ya uzanan bir köprü yapmak isteğinizi, yapabilecek biri bulunamadığı için köprüyü yapamadığınız duydum. Ben kulunuz nasıl yapılacağını biliyorum. Köprüyü bir bina kadar yüksek yapacağım. Çok yüksek olduğu için, üzerinden kimse geçmeye razı olmayacak. Öyle bir köprü yapacağım ki, yelkenleri fora olsa bile, bir gemi altından geçebilecek. İsteyenleri Anadolu kıyısına geçirecek bir asma köprü yapacağım. Allah sizi bu sözlere inandırsın. Bu kulunuzun, her zaman hizmetinizde olduğunu bilin…”

Not: Bu mektup, Topkapı Müzesi’nin 1938 yılında yayınlanan arşiv kılavuzunda, E 6184 sayı ile kayıtlıdır.

Çeviride mektubun yazıldığı tarih 3 temmuz olarak belirtilmiş ancak yıl yazılmamıştır. Leonardo’nun ismi de kayda “Ricardo” olarak geçmiştir. Osmanlı’da mektuplar sözlü olarak çevrilip kâtipler tarafından kaleme alındığından yazıda isim ve ifade karışıklıkları mevcut. Mektup “Ceneviz’den gönderilmiştir” ibaresi, Cenova’dan gemi ile geldiğini açıklamaktadır.

Leonardo, Osmanlı Sarayı’na 4 ayrı proje sunar: Bir yel değirmeni, bir su boşaltma pompası, İstanbul Boğazı için bir asma köprü ve Haliç için tasarlanmış kemerli bir taş köprü…

1504 tarihinde Leonardo, Floransa’da La Gioconda veya La Joconde olarak da bilinen ünlü Mona Lisa tablosunu yapmaya başlar. Sanat tarihçisi Giorgio Vasari “… Tablo üzerinde dört yıl oyalandı ve tabloyu bitirmedi…” demiştir. Leonardo, çoğu çalışmasını bitiremememekten büyük üzüntü duyduğu için 3 yıl daha Mona Lisa üzerinde çalışarak tabloyu tamamlar.

Tabloyu tamamladıktan sonra, Leonardo’nun bu tabloyu yanından hiç ayırmadığı, tüm seyahatlerinde yanında taşıdığı bildirilir. Tablonun bu kadar ünlenmesinin ve insanlık tarihinin en iyi resimlerinden biri olarak kabul edilmesinin nedeni ise; yüz ifadesindeki belirsizlik, resmin anıtsallığı, kusursuz oran kullanması ve portrenin içindeki gizemlerdir. Paris’teki Louvre Müzesi‘nde sergilenen tablo, Francesco del Giocondo’nun karısı Lisa Gherardini Portresi başlığı altında yer almaktadır, ancak tabloda resmedilen kadının kim olduğu hala tartışma konusudur.

1506 yılında, 15 yaşında öğrencisi olarak aldığı Kont Francesco Melzi, hayatının geri kalanında Leonardo’nun en iyi öğrencisi ve hayat arkadaşı olur.

1510-1519 yılları arasında, Fransa’nın, kuruluşu çok eskilere dayanan (1099 MS) Sion Tarikatı‘na üstadlık (Başkanlık) yaptığı bilinmektedir.

Kadavraları parçalayarak insan anatomisi üzerinde çalışmalar yapan Leonardo, bu çalışmaları giderek daha çok zaman ayırdığı başlı başına bir ilgi alanı haline getirir. İnsan organizmasına, çalışma prensiplerini merak ettiği mükemmel bir makine olarak yaklaşır. Bir notunda “Sadece damarların nasıl çalıştığının işlevini anlayabilmek için, on tane ceset açmak zorunda kaldım.” diye yazar. Anatomi çalışmaları sonucunda 779 anatomik çizim gerçekleştirir. Ana rahmindeki bebeklerin resimlerini çizdiği dönemde, Papa’ya şikâyet edilmiş ve üç ceset açtığı anlaşılmıştır. Bu çalışmaları ile rahimdeki bebeğin hiç bilinmeyen bilimsel çalışmalarını başlatmış olur. Ancak Papa, Leonardo’nun kadavralar üzerinde çalışmasını yasaklaması nedeniyle Leonardo şehri terk etmek zorunda kalır.

1516’da koruyucusu Giuliano de’ Medici’nin ölmesi üzerine Leonardo; Kral 1. Francis’ten Fransa’nın baş ressam, mühendis ve mimarı olmak üzere davet alır. Paris’in güneybatısında Amboise yakınlarında bulunan Kraliyet Sarayı’nın hemen yanında kendisi için hazırlanan bir konağa yerleşir. Bu dönemde sağ koluna felç inen Leonardo’ya dostu Melzi yardımcı olur. Salai ise Fransa’ya geldikten sonra onu terk eder. Kral, büyük hayranlık duyduğu Leonardo’yu sık sık ziyaret etmiş ve onunla sohbet etmiştir.

Leonardo, 2 Mayıs 1519’da Amboise’daki evinde 67 yaşında vefat eder. Son günlerini ‘‘Nasıl yaşamam gerektiğini anlamaya başladığımda nasıl ölmekte olduğumu gördüm.’’ sözüyle dile getiren Leonardo’nun Kralın kollarında can verdiği rivayet edilse de, 1 Mayıs günü kralın uzak bir yerde olduğu ve gün içinde yetişme olasılığının olmadığı bilinmektedir. Leonardo, vasiyetinde mirasının esas bölümünü Melzi’ye bırakır.

Leonardo, Amboise’daki Saint Florentin Kilisesi’nde toprağa verilir.

Özel Yaşamı

Leonardo’nun fiziksel temastan hoşlanmadığı öne sürülmektedir: “Üreme faaliyeti ve bununla bağlantılı olan her şey o kadar iğrençtir ki insanlar hoş yüzler ve duygusal eğilimler de olmasa kısa sürede yok olacaktır.” sözü daha sonra Freud tarafından analiz edilmiş ve Leonardo’nun frijit olduğuna hükmetmiştir.

Ancak 1476’da 17 yaşındaki Jacopo Saltarelli ile sodomist ilişki yaşadığı gerekçesiyle adı bilinmeyen biri tarafından suçlanmış, ancak hiç şahit bulunmaması ve babasının saygın konumuna da bağlı olarak 2 ay sonra dava düşmüştür. Bu olaydan sonra Leonardo ve arkadaşları; Floransa’daki sodomizmin bastırılmasına yönelik faaliyet gösteren “Gecenin Bekçileri” isimli örgüt tarafından bir süre takip edilmiştir.

Leonardo’nun çalışmalarından ve biyografisini yazan erken dönem yazarlardan anlaşıldığı üzere Leonardo dürüst ve ahlaki konularda duyarlı bir kişidir. Hayata duyduğu saygı onun en azından yaşamının bir evresinde vejetaryen olduğunu göstermektedir.

Bir Cevap Yazın