görsel Özgün Bir Ses: Fi

“Herkes gizli bir hazinedir, herkes bilinmek ister.”

Bir dönem Azra Kohen‘in her kitapçıda kendine yer bulduğu, gözlerin epey bir üzerinde dolandığı ve hakkında çokça konuşulan ünlü seriyi eminim siz de görmüşsünüzdür: Fi, Çi, Pi. Yazarın ünlü serisi Fi adıyla ve ilk özgün Türk dizisi olarak Puhutv‘de yayınlanmaya başladı.

Nedir, neden bu denli ilgi çekicidir, nasıl oldu da bu yazının başrolünü kaptı bu dizi? Türk dizileri uzun süreleriyle ve bitmek bilmeyen reklamlarıyla yıllar içinde çoğaldı; aldı başını gitti. Dakikalar boyu bitmeyen bakışmalar ve göz pınarlarını kurutan sahnelerle taht kurdu gönüllerde. Saf, biraz sakar ve çokça şirin kızların küstah, zengin erkeklere gönlünü kaptırdığı hikâyeler; benzer tiplemelerin, farklı yüzler tarafından oynandığı birbirinin tekrarı roller… Hâlbuki ben ne zamanınızı çok alacak bir diziden ne de klişeleşmiş rollerden bahsedeceğim bu yazıda. Bu sefer özgün ve kendinden emin bir proje var karşımızda.

Yüzlerce bölümden oluşmasına alışkın olduğumuz dizilerin aksine, Fi yalnızca on üç bölümden oluşacak ve altmış dakikanızı alacak.

“Hayatın kendini yenilemesi için önce her şeyin yıkılması şarttır.”

Dizinin adı altın oranı ifade eden bir sembol olan fi’den gelmektedir. Saplantılı bir aşk hikâyesi, tutkularının peşinden giderken kendilerini ateşe atmaktan korkmayanların hikâyesine karışıyor. Fi; köklerini güçlü karakterler üzerine salmış bir kurguya sahip, başarılı bir kitap uyarlaması. Ardında bir iz bırakmak isteyenlerin, hayallerinin peşinde korkusuzca yürüyenlerin, ayağa kalkmaya cesareti olanların kendine has hikâyesi.

“Özgürleşemezsen deneyimleyemezsin, deneyimleyemezsen değişemezsin, değişemezsen asla senleşemezsin.”

Birbirinden başarılı oyuncuların hayat verdiği karakterlere kısaca bakalım:

Lekesiz bir beyaz düşünün; en duru haliyle. Yüzeyi kusursuz bir güzellikle ışıldayan; içiyse fark edilme arzusuyla alev alev yanan bir ateş topu. Dans ederek var olan bir ruh: Duru (Serenay Sarıkaya).

Sırlarla dolu, gizemli bir siyah düşünün. Tüm karanlığı içine hapsetmiş, geçmişi kara bir kutu. Mükemmeliyetçi, aşırı düzenli ve kendi sınırları içinde bir yaşam kurmuş; herkese tepeden bakan başarı odaklı bir karakter: Can Manay (Ozan Güven).

Etrafına özgüven saçan, fazlasıyla inatçı, yeteneği ve şişmiş egosuyla bir sanat aşığı. En gösterişli çıkışların adamı Mehmet Günsür‘ün hayat verdiği Deniz.

Güçlü bir kadın rolü çizen, kararlı, azimli, gizli kalmış detaylarla ilgilenen ve pes etmeyen bir karakter. İzlemekten epey keyif aldığım, kendisini ateşe atmaktan korkmayan bir kadın daha: Özge (Berrak Tüzünağaç).

Belki de dizinin en samimi, en halktan olanı. Hayata tutunmaya çalışan, zorluklara ve haksızlıklara boyun eğmeyen, yara almış bir psikoloji öğrencisi. Son olarak Büşra Develi‘nin yorumuyla Bilge.

Bu beş karakterin hikâyeleri birbirine dolanmış, herkesin kendine has yolu birbirine çıkmış. İnternet dizisi olarak her tür sansürden uzak, bize çok daha yakın ve gerçekçi, müzikleriyle ve inanılmaz çekimleriyle ekrana bağlayan bir dizi. Replikleri, eşsiz müzikleri, can alıcı çekimleri ve hikâyesiyle “bilgisayar” ekranlarının şahane dizisi Fi’yi kesinlikle izlemenizi öneririm.

“İşte ben bunu istiyorum: Önemsiz bir haber, bir satır, ağızdan çıkmış bir laf, gizli bir arzu… Herkesin bir zaafı vardır; siz bana bu zaafları gösterin.”

2 comments

  1. Fiçipi’leri okuyanların şaşırmadığı güçlü bir dizi olmaya aday.Aday diyorum ilk üç bölümü şu an bıçak sırtı.Dağılacakmış gibi duran havası var.Bazı sahnelerinin inandırıcılıktan uzak olması gerçeksede ,asıl özge karakteri olmamış.Dizideki (şu ana kadar) en sağlam karakteri Sadık Murat KOLHAN olarak tespit etmiş bulunuyorum.Diğerlerini zamanla yazarım.Ha dizi olmamışmı?Şahane eğer bir yabancı dizi olsaydı.İşte yerli dizi olunca,reklamı olmayınca ,internet dizisi olunca , erotik soslamayı da bocaladın mı içine eee.. her kez izlerki…

    • Merhabalar,
      Henüz kitabı okumadım, ancak okumaya niyetliyim. Sanırım klasikleşmiş Türk dizilerinden, klişeleşmiş karakterlerden ve fazla uzun zaman alan sürelerinden farklı bir proje olmasını sevdim ben. Bana sorarsanız geleceği olan, orijinal bir dizi. Gerçekten de yabancı dizileri andırıyor, ancak müzikleri, başarılı kadrosu ve güzel işlenmiş kurgusuyla ben başarılı olacağına inanıyorum. İyi günler dilerim 🙂

Bir Cevap Yazın