görsel Vakitsiz Ölümün Sembolü Nergis Çiçeğinin Mitolojik Öyküsü

“Yalnız başına dağlarda ve mağaralar önünde dolaşan Ekho, bir gün geyiklerin peşinde koşan bir avcı ile karşılaştı. Bu avcının adı Narkissos (Narsis) idi. Hiçbir delikanlı onun kadar güzel olamazdı. Ekho, bu güzel avcıyı görür görmez, gönlü tutuştu. Onu delice sevdi. Ona sezdirmeden izini takip etti. Bir gün artık dayanamadı ve Narkissos‘un üzerine atıldı, onu kollarının arasına aldı, ancak delikanlı kendisini kurtardı, ve hızla koşarak ondan uzaklaşıp kayboldu.”

“Aşkına karşılık görmeyen Ekho, ümitsiz, kalbi kırık bir halde bir mağaranın içine gizlenerek, yenilgisini herkesten sakladı. Artık o, dağlarda görünmez oldu. Bir an geldi ki, bütün vücudu aşktan ve meraktan eridi. Kanı buhar halinde göklere uçtu, ortada kalan sesi o zamandan beri yankılanıp durmaktadır.”

Ekho, Tanrılara bedduada bulundu. Bunun üzerine;

“Tanrılar Narkissos’un duygusuzluğunu, vahşi gururunu affetmediler, onun taşlaşmış gönlünde, tuhaf, yakıcı ve kavurucu bir aşkın ateşini yaktılar, onu kendisine aşık ettiler.

“Bir yaz günü, av peşinde koşmaktan yorulan, terleyen Narkissos; berrak ve sakin bir kaynağın başında durdu. Dinlenmek ve susuzluğunu gidermek istedi.” … “Narkissos oraya, çimenlerin üzerine yüzükoyun uzandı ve su içmek için kaynağa eğildi, durdu. Suyun içine düşen kendi hayalini gördü. Bu hayalin esiri olan avcı, hayretten dondu, kaldı. Büyük aşk heyecanları içinde kendi kendini, kendi güzelliğini seyrediyordu. O, böylece kendi kendinin bağrı yanık aşığı oldu.”

“Kırağının güneşte eridiği gibi yavaş yavaş eridiğini ve gül renginin solduğunu görüyordu. Kendisini yakıp kavuran gizli ateş, onu tamamiyle tükettiği zaman kız kardeşleri olan ırmak ve çeşme perileri, Naiadesler onun için ağladılar, sızladılar, kardeşlerinin mezarına koymak için onun uzun saçlarını kesitler. Sonra cesedi yakmak için bir odun yığını hazırladılar. Fakat çeşmenin yanına gittikleri zaman kardeşlerinin cesedi yerine, bugün onun istemiyle anılan Nergis çiçeğini buldular.” (Daha doğrusu öldüğü yerde biten çiçek, o günden sonra onun adından ötürü nergis diye anılmaya başlandı).

Bu hikayeyle birlikte, Antik Çağ’da narsis yani nergis, vakitsiz ölümün sembolü olmuştur. Sesimizin yankılanması ise mitolojide dişi bir karekter olan Ekho’nun çığlıklarının hiç bitmeyen tekrarından ibarettir.

Ve kendini beğenmişlik; her zaman en büyük bir günahlardan biridir.

Kaynak:

Yukarıda tırnak içinde verilen mitolojik hikaye; Şefik Can‘ın “Klasik Yunan Mitolojisi” kitabından alınmıştır.

Bir Cevap Yazın