görsel Virginia Woolf’tan “Kendine Ait Bir Oda”yı Neden Okumalıyız?

Kadına ve erkeğe sunulan olanaklar arasındaki uçuruma kendini bırakan mükemmel eser; “Kendine Ait Bir Oda”yı neden okumalıyız?

1. Yaratıcılığın ortaya çıkmasında nelerin gerekli olduğunu açıkladığı için;

“Bir kadın yazmak istiyorsa şayet, kendi kazandığı parası ve kendine ait bir odası olmalı.”

“İnsanın zihninde kadınla erkek arasında bir işbirliği oluşmalıdır ki yaratıcılık tamamlanabilsin.”

2. İnsanlığın yaratma sürecinde kadınların neden geride kaldığına açıklık getirdiği için;

“Shakespeare’in zamanında bir kadının onunki gibi bir yeteneğe sahip olması mümkün değildi. Çünkü Shakespeare gibi dâhiler; çalışan, eğitimsiz, alt sınıftan insanların arasından çıkmazlar. İngiltere’de, Saksonların ve Britonların arasından çıkmadı. Bugün de işçi sınıfından çıkmaz. O zaman, Profesör Trevelyan’ın anlattığına göre çocukluktan çıkar çıkmaz işleri başlayan, aileleri tarafından buna zorlanan, yasaların ve geleneklerin zoruyla bundan kaçamayan kadınların arasından nasıl çıksın?”

“Profesör Trevelyan’a göre, hoşlarına gitsin gitmesin, on beş onaltılarında, çocuk odasından çıkar çıkmaz evlendirilirlerdi. Bu duruma bakılırsa, aralarından biri ansızın Shakespeare’in oyunlarını yazsaydı çok tuhaf olurdu.”

“Entellektüel özgürlük maddi şeylere bağlıdır. Şiir de entellektüel özgürlüğe bağlıdır. Kadınlarsa hep yoksul olmuşlardır, sadece iki yüzyıldır değil, dünya kurulalı beri.”

“Hayatının bütün koşulları, bütün içgüdüleri, beynin içinde ne varsa serbest bırakmak için ihtiyaç duyulan ruh haline düşmandı.” 

3. Kadın hareketlerini anlamak için;

“Çünkü kadınlar milyonlarca yıl boyunca evlerin içinde oturdu, şimdi ise bu duvarlar onların yaratıcı güçleri tarafından delinmiştir…”

“Tarih kadından hemen hemen hiç söz etmez.”

4. Kadına yönelik toplumsal olarak geliştirilen ikilemleri gösterdiği için;  

“Düşsel planda kadın son derece önemlidir; gerçek yaşamda ise tümüyle önemsiz. Şiiri bir baştan öbür başa kaplar; tarihte hiç görülmez. Kurmaca yazınında kralların ve fatihlerin yaşamlarına hükmeder; gerçek yaşamda ailesinin parmağına bir yüzük geçirdiği herhangi bir oğlanın kölesidir. Kurmaca yazında en esin dolu sözler, en derin düşünceler onun dudaklarından dökülür; günlük yaşamda hemen hemen hiç okuyup yazamaz ve kocasının malıdır.”

“Fakat gerçek hayatta saygıdeğer bir kadın sokakta neredeyse yüzünü gösteremezken sahnede kadının erkeğe eşit olması, hatta onu geçmesi asla tatmin edici biçimde açıklanamamış bir dünya ikilemidir.”

“Hayali olarak kadın en yüksek öneme sahip; uygulamada ise tamamen özensiz.”

5. Kadınlara cesaret ve güç verdiği için;

Hayatta insanın kendisi olmasından daha önemli başka bir şey yoktur. Eğer biraz daha yüce bir şekilde söyleyebilseydim, başkalarını etkilemenin hayallerini kurmayın, derdim.”

“En iyi yetiştirilmiş kadınlar zihinleri en uygar olanlardır.”

“Para kazanın, kendinize ait ayrı bir oda ve boş zaman yaratın. Ve yazın, erkekler ne der diye düşünmeden yazın!..”

“Erkeklerden nefret etmeme gerek yok, bana zarar veremezler. Hiçbir erkeğe yaltaklık etmeme de gerek yok; bana verecek bir şeyi yok onların. Böylece, belli belirsiz, insan ırkının öbür yarısına karşı yeni bir tutum geliştirdiğimi fark ettim.”

“Uygar toplumlarda kullanımları nasıl olursa olsun, aynalar, tüm şiddete dayalı ve kahramanca eylemler için gereklidir. Napolyon ve Mussolini her ikisi de, bu nedenle kadınların zayıflığı üzerinde önemle dururlar, çünkü kadınlar daha aşağı düzeyde olmasalardı büyüteç işlevini yerine getiremezlerdi. Kadın, gerçeği söylemeye başlarsa erkeğin aynadaki görüntüsü küçülmeye başlar; yaşam karşısındaki uyumluluğu yok olur. Aynadaki görüntü son derece önemlidir, çünkü canlılığı pekiştirir; sinir sistemini harekete geçirir. Bunu elinden aldığımızda erkek, kokaini elinden alınan bir uyuşturucu bağımlısı gibi ölüp gidebilir.”

6. İffet konusuna cesurca yaklaştığı için;

“İffet bazı toplumların bilinmeyen nedenlerle uydurduğu bir fetiş olsa bile bir kadının öyle olması istenirdi.”

“Kadınlık korunan bir meşgale olmaktan çıkınca her şey olabilir, diye düşündüm kapıyı açarken.”

7. Edebiyata dair önemli tespitler içerdiği için;

“Edebiyat herkese açıktır. İstediğin kadar üniversite görevlisi ol, beni çimenlerde yürütmemene izin vermiyorum. İstediğin kadar kütüphanelerini kilitle, zihnimin özgürlüğüne vurabileceğin bir kilit, bir zincir yok.”

“Kitaplar söz konusu olduğunda ne olursa olsun üzerlerine erdem etiketleri yapıştırmak oldukça zor olacaktır.”

“Ve eğer bir kitabın telkin gücü yoksa zihnimizin yüzeyine ne kadar sert çarparsa çarpsın içine nüfuz edemez.”

“Yazın, başkalarının düşüncesine mantığın ötesinde aldırmış kimselerin enkazlarıyla doludur.”

8. Kendini geliştirmeni sağladığı için;

“İnsanlar olgunlaştıkça taraflara inanmayı bırakırlar.”

“Her şeyden önce, kendi ruhunu aydınlatacaksın, büyük derinliklerini, sığ yüzeylerini, ruhundaki kibri ve cömertliği; ve sonra kendi güzelliğinin ya da gösterişsizliğinin sana ne ifade ettiğini anlatacaksın; zemini suni mermer kaplı, giyim malzemesi satılan çarşılarda, eczacıların şişelerinden sızan hafif kokuların arasında dalgalanan eldivenlerin ve ayakkabıların ve kumaşların sürekli değişen ve dönen dünyasıyla nasıl bir ilişkin olduğunu söyleyeceksin.”

9. Virginia Woolf haklı davasından asla vazgeçmediği için;

“İsterseniz kitaplıklarınıza kilit vurun; ama zihnimin özgürlüğüne vurabileceğiniz ne bir kilit var ne de sürgü, ne de kapatabileceğiniz bir kapı.”

Virginia Woolf özeldir 🙂

Bir Cevap Yazın